27 Eylül 2012 Perşembe

Kişisel gelişim

Source: 500px.com via Deniz on Pinterest
 
 
 
Kişisel gelişim,
tam oldum dediğinde 
bakalım gerçekten olmuş musun
diye sınav yapıldığın 
bir okul gibi...

20 Eylül 2012 Perşembe

Olmayınca olmuyor

 
Olmayınca olmuyor arkadaş...
Çıkarttıysan gözden beni.
Kaşımın üzerinde gözüm olduğunu söyler 
yine söker atarsın yerimden.
Keşke bende gördüğünün 
senden yansıdığını görebilseydin sen de.
Bende varsa sende de var,
sende varsa bende de...
Eeee ne olacak şimdi?
Ağzımızdan çıkanları 
hiç yaşamamış gibi mi yapacağız
yoksa pası göğsümüzde yumuşatıp uzlaşacak mıyız?
Bilmem ki...
Gelirine göre yaşayıp bakacağız...

5 Eylül 2012 Çarşamba

Dile getir

 
Acı bir tat dilinde.
Kızdıkların, üzüldüklerin, belki söyleyemediklerin.
Özgür bıraktığında kelimelerini,
çözülecekler kalbin derinliklerindeki kapaklı kutularının içinde.
Hayatını tatlandırdığında, ağzın da tatlanacak.
Akışın içinde, özgürce...
Kimseye söyleyemezsen, 
itiraf et kendine...

4 Eylül 2012 Salı

Şşşşşşt!

 
Source: cuded.com via Deniz on Pinterest
 
 
Aaaaa bir baktım, bıdı bıdı hiç susmuyor.
Ben onu dinlemezken bile sürekli fonda onun sesi.
Sürekli bişey anlatıyor, ne diyor,
korkuyor mu, üşüyor mu, eleştiriyor mu, yargılıyor mu?
Ne bileyim çok dinlememeye çalışıyorum.
Birden fark ediyorum;
niye açıkça söylemiyorum ki.
Ve kafamdaki sese bağırıyorum:
GEVEZE ŞEY, sussanna biraz.

Ama ona kızmıyorum,
çünkü mükemmel olması gerekmiyor
onun da, 
hoş görüyorum. 
Hoş gördükçe, iyileşiyorum.

10 Ağustos 2012 Cuma

.


Gelecekteki benle buluştuk bugün.
Sarıldı, güvendesin, her şey güzel olacak dedi.
Gülümsedik, el sallaştık sonra, 
herkes kendi zaman alanına çekildi... 


2 Ağustos 2012 Perşembe

İçimdeki çocuk

Source: 2photo.ru via Deniz on Pinterest

İçimdeki çocuğu aradım, sarıp sarmalamak için.
7-8 yaşlarındaydı onu yakaladığımda.
Arka bahçede sek sek oynuyordu.
Büyümüş sanıyordu kendini.
Oysa saçları iki kuyruktu.
Bildiğin çocuktu.
Bilmediği şeyler yüzünden bazen suçluluk duydu,
bazen kendini sevmeyi unuttu.
Ama sevgili "öz" oradaydı.
Yıllardır saçının okşanmasını istiyor,
hıçkıra hıçkıra içini temizleyecek bir omuz arıyordu.

Bakıştık, sarmaştık, ağlaştık.
Barışmıştık.

6 Temmuz 2012 Cuma

İyi ve kötü diye biri var mı ki?

Bir insan... İki farklı cepheden öyle farklı anlatılabiliyor ki...
Ya da daha doğrusu öyle farklı yaşanabiliyor ki.
Yıllar boyunca, birine hayatı zindan ettiğine şahit olduğum kişi
başka birinin ağzından dinleyince melek gibi gözüküyor.
Hiç etrafına aldırmadığını düşünürken bir taraf,
onu şefkat perisi gibi konumluyor. 
Aslında şaşırmalıyım.
Akla kara, iyi ve kötü diye bir şey var mı ki?
Bunların hepsi tek kişide, hepimizde belki.